Öz-Anlayışa Sahip Aileler, Daha Mutlu Gençler

 Yeni bir çalışma, bilinçli olarak öz-anlayışa sahip ailelerin çocuklarında daha düşük oranda kaygı ve depresyon eğilimi olduğunu gösteriyor. Çocukları kaygı veya depresyon ile mücadele eden çoğu aile, bu problemden kendisini sorumlu tutuyor. Fakat yeni bir çalışma, öz-anlayışa sahip bir tutum edinmenin gençlere daha çok yardımcı olabileceğini öneriyor ve öz-anlayışı geliştirme yolunun, bilinçli farkındalığı geliştirmekten geçtiğini ifade ediyor. 

Radboud Üniversitesi’nden araştırmacılar, 901 Hollandalı aileyi kapsayan, gençlerin depresyon ve kaygı durumunu ölçen, bununla birlikte ailelerin iyi olma ve ebeveynliğe yaklaşımını da ele alan bir anket çalışması yürüterek çeşitli veriler toplamıştır.

Journal of Child Family Studies dergisinde yayımlanan sonuçlar, geçmiş bir çalışma ile aynı sonucu ortaya koyuyor: bilinçli ebeveynlik, ailelerde daha iyi olma /oluş endeksi ile ilişkilendiriliyor. Bilinçli ebeveynlik, bilinçli farkındalık ilkelerini ebeveynlik ile kaynaştırmayı kapsıyor: çocuğunuzu tam dikkat ile dinlemek, kendi duygularınızı ve çocuğunuzun duygularını farkında olmak ve bu duyguları eleştirel olmayan biçimde kabul etmek ve stresli durumlarda aşırı tepkisel olmamak. Fakat araştırmacılar, bir gencin iyi olma durumunu artıran tek faktörün, kişinin anne-babalık becerilerini eleştirel olmayan biçimde kabul etmesi olduğunu ileri sürüyor. Diğer bir deyişle, ebeveynliğine ilişkin kendini daha az suçlayan ve daha az eleştirel davranan ailelerin çocukları daha az kaygı ve depresyon belirtileri gösteriyor.

Neden bir ailenin öz-anlayışı çocuklarının iyi oluşunu etkiler?

Araştırmacılar, aileler kendilerine ilişkin eleştirel olmayan bir tutum geliştirdikleri zaman, gençlerin de bu modeli taklit ettiğini ileri sürüyor. Kendine karşı anlayışlı olmak ve yargılayıcı bir tutum geliştirmemek kaygı ve depresyonu azaltabiliyor.

Bununla birlikte, daha az kaygı ve depresyon eğilimi gösteren genç, ailede öz-anlayışın gelişmesini sağlıyor; çocuklar mutlu olduğu zaman, aileler de ebeveyn olarak kendi performanslarını değerlendirirken daha az acımasız oluyorlar.

 Öz-anlayışa sahip ebeveynliğin, gençlerde daha az kaygı ve depresyona sebep olup olmadığına ilişkin (veya tersi) daha fazla araştırmaya gerek duyulmasına rağmen araştırmacılar, bu sonucun ailelere müdahalede daha iyi odaklanmak için kullanılabileceğini düşünüyor.

Yazarlar, “Ebeveynlik programları, temel olarak ailelerin ebeveynliğe ilişkin öz-anlayışını artırmaya odaklanırken, diğer bilinçli ebeveynlik pratiklerine daha az oranda odaklanır.” şeklinde yazıyor. Daha fazla odaklanılmış bir pratik zamandan tasarruf sağlar, yüksek ihtimalle de, gençlerin kaygı ve depresyon ile başa çıkmasında daha etkili olur.

 

Kaynak:

http://greatergood.berkeley.edu/article/item/self_compassion_parents_happier_teens

 

 

 


Adnan Saygun Caddesi , Vişne Çıkmazı Sokak, Gündeş Sitesi Pelin Apt. B Blok, No:7 D:7 Kat:3, Ulus / Beşiktaş / İSTANBUL
+90 212 257 04 05   |   +90 543 224 57 25   |   iz@izlearningcenter.com