Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) ile Başa Çıkmada Duyguların Etkisi

Deneysel eğitim ve liderlik eğitimi üzerine bütün profesyonel gelişimini koçluk, özellikle DEHB koçluğu üzerene adamış olan Marla Cummins'in DEHB ve başa çıkmada duyguların etkisini ele aldığı yazısını özellikle DEHB üzerine çalışanlar ve DEHB liler için oldukça bilgilendirici bir kaynak olarak aşağıda bulabilirsiniz.

Şefkat, Öfke,  Neşe,  Hayal kırıklığı, Tutku, Dürtüsellik ve fanatizm.

Bu duygular, DEHB’li kişiler ile görüştüğünüzde karşılaştıklarınızdan sadece birkaçıdır. DEHB’li yetişkinler için duyguları kontrol etmenin ve hayal kırıklıkları ile başa çıkmanın zorluk oluşturduğunu sıklıkla görebilirsiniz. Doğru.

Buna ek olarak, duygular ve DEHB ile ilgili diğer konular, tedavide yeterince ilgilenilmiş konular değildir.

Bu bir hatadır.

Dr. Thomas Brown’un son kitabında vurguladığı gibi, (Smart but Stuck – Emotions in Teens and Adults with ADHD), duygularınız çeşitli yürütücü işlevlerinizi hem pozitif hem de negatif biçimde gerçekleştirme kabiliyetinizi oldukça etkilemektedir.

Hadi bir göz atalım…

Yürütücü İşlevler

Başlarken, aşağıda Dr. Brown’un Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğunda (DEHB) Bozulan Yürütücü İşlevlerin Model’inin, (Model of ExecutiveFunctionsImpaired in ADHD),  bir taslağı bulunmaktadır. Bunu gözden geçirirken, DEHB’li bireyler için olası zorluklar ile birlikte tam anlamıyla yürütücü işlevleri görebilirsiniz.

Yürütücü işlevleri beynin yönetim sistemi olarak düşünün.

(Önemli bir hatırlatma. DEHB özellikleriniz ayrıca bağlamına bağlı olarak sizin güçlü taraflarınız olabilir.)

 

 

            Duygular ve Yürütücü İşlevler

            Duyguların çeşitli yürütücü işlevleri gerçekleştirme becerinizi nasıl etkilediğine ve dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğunuzu nasıl yönettiğine dair sizinle birkaç hikâye paylaşacağız. Bu hikâyeler örnek teşkil etmek için elbette kurgusaldır.

Belki sunulan hikâyelerin birinde kendinizi göreceksiniz.

Sue ve onun “Baş Düşmanı” – Doküman

Büyük bir firmada işe alım uzmanı olan Sue, gider raporlarını sunmada sürekli olarak geride kalırdı. Bunları işleme tabi tutmaktan sorumlu olan hem patronu hem de idari asistanı sıklıkla ondan raporları talep ederdi. Sue her defasında onlara, elbette o hafta içinde teslim edeceğine dair söz verirdi.

Fakat sözünü tutamıyordu…

Gider raporlarını hazırlamak Sue’nun canını çok sıkıyordu. Buna rağmen, DEHB’li bir birey için yazışmadan daha sıkıcı ne olabilirdi ki, değil mi? Böyle düşünmesinin de ötesinde, bunun  işinin önemli bir kısmını oluşturduğunu düşünmüyordu. Sue’nun hayal kırıklığı her daim fazlaydı.

Hayal kırıklarının temelini oluşturan şeyler onun mahcubiyet ve suçluluk duygusuydu. “Sözünü tutmadığı zaman ona kim güvenebilirdi ki?” diye düşünüyordu. Kendini neden sabote ettiği ve bunu nasıl çözeceğine dair hiçbir fikri yoktu. Ancak onun mahcubiyeti, umutsuzca ihtiyaç duyduğu yardımı almasını engelliyordu. 

Sue’nun çözümü

  • Sue hayal kırıklığı duygusunu keşfettikten sonra; bu duygunun ne olduğu ile uğraşarak kendine kötülük yaptığını gördü. Kendine zamanla şunu söylemeyi başarabildi: “Evet, bu iş sıkıcı ve belki de diğer işim kadar önemli değil, fakat başarmam için yapmak zorunda olduğum şeylerin bir parçasını oluşturuyor. Bu işi seviyorum ve başarmak istiyorum. Bu yüzden, bunu nasıl daha kolaylaştırabilirim?” Gider raporları ilgisini çekmeye başladığı zaman, bu bakış açısı ve iç konuşmasındaki değişim ona bir parça yardımcı oldu.

 

  • Ona amaçlarını hatırlatmaya yardımcı olmak için anlaştığı bir program üzerinden her bir raporunu tamamladıktan sonra danışmanına mail göndererek, danışmanını (güvenilir bir ortak) hesap verebilir bir takım arkadaşı olarak gördü. Ona nazik hatırlatmalar gönderirken, ilerlemesini takip etmek ve biraz da eğlence katmak için “cesaret verici”ve de en önemli şey ‘Beeminder’ uygulaması kullanmaktı.

  

  • Bununla birlikte, Sue’nun bunalmışlığına yardımcı olmak için o, birikmiş işlerini ayrı bir proje olarak çalıştı. Ve danışmanı ile birlikte, ilerleyen gider raporlarını güncel tutmak için yararlanabildiği bir süreç ve yapı tasarladılar.

 

  • Sue, her sözünü başarılı bir şekilde tutan bir performans gösterdiği için yavaş yavaş mahcubiyet ve suçluluk duyguları kaybolmaya başladı.

  

İnanın ya da inanmayın, Sue için kazanım, onun gider raporlarını tamamlaması değildi.

Bu sürecin önemi, öğrendiklerindeydi:

  • Duygularının çalışma becerilerini nasıl etkilediği
  • Ona sıkıcı gelen ve çok önemli gözükmeyen bir şey ile karşılaştığında en iyi nasıl çalıştığı

Çünkü Sue gelecekteki benzer durumların üstesinden gelebilecek araçlara sahipti.

 

Bob’un Çıkmaza Yolculuğu

Bob, mühendis ve serbest çalışan bir danışman, müşterilerine yaratıcı çözümler getirmeyi severdi ve işinde çok iyiydi.

            Kendi işini kurmaya başlamadan önce çalıştığı firmada idari bir pozisyona terfi ettirildi. Başlangıçta “Ne büyük başarı” diye düşündü. Fakat bu terfi onu kaygılandırırken, yeni pozisyonunun idari tarafları onun güçlü noktalarını vurgulamıyordu.

            Ve kendini sonunda işten boğulan ve herkesin peşini toplayan bir konumda buldu. Bunalmıştı ve ağır bir sorumluluk hissediyordu. Sonunda, istediği zorluğun böylesi bir zorluk olmadığına karar verdi.

            Sevdiği işe dönmek istedi.

            Bu yüzden, serbest çalışan bir danışman olarak iş hayatına döndüğünde, her projenin teknik taraflarına odaklanabilmeyi dört gözle bekliyordu- bu, tutkulu olduğu bölümdü. Ve onun için önemli olan; her projeyi sadece doğru bir şekilde yapmaktı. Kusursuz bir şekilde.

            Bir proje üzerine eğilirken çok uzun saatler çalışarak dış dünyadan kopardı. Fakat uzun saatlere rağmen, mükemmeliyetçilik ve tutku hissi onu son teslim tarihlerini kaçırdığı, sözlerini tutamadığı ve işlerini teslim edemediği bir çıkmaza yuvarladı. 

Negatif geri bildirimden kaçınmak için, daha önceki pozisyonunda tepki verdiği gibi, tam anlamıyla bitirmeden ve proje mükemmel olana kadar çalışmasını müşterileriyle paylaşmak istemedi.

            Ne yazık ki, bu süreçteki iletişim eksikliği geriye dönmek zorunda kaldığında sıklıkla daha büyük gecikmelere yol açıyordu. Bu yüzden Bob negatif geri bildirimin yaratacağı mahcubiyetten kaçınmak için çabalarken, aksine onun mahcubiyeti ve suçluluk duygusu artıyordu.

            Değiştirmeye ihtiyaç duyduğu şeylere karar verdi. Danışmanı ile birlikte çalışmaya başladı ve önceki terapistini ziyaret etmeye karar verdi.

Bob’un Çözümü

1. Bob öncelikle mükemmeliyetçilik ve tutkusunu kabul ederek, onların farkına varmaya başladı; bazı durumlarda ona yardımcı olurken, her bir projenin detaylı anlatımı ve kapsamı için gerekli olan zamandan daha çok zaman harcamasına yol açıyordu. O “Mükemmel diye bir şey yoktur! Nasıl daha iyisini- yeterince iyisini yapabilirim?” inanışını benimsedi.

2. Sürecin başında geribildirimi kabul etmeyerek; olumsuz geribildirimden uzak durma girişimlerinin onu nasıl incittiğini farkına vardı. Bu yüzden daha sonra, geribildirim için müşterileriyle belirli zamanların ayrıldığı bir çalışma metodu yarattı. O, geribildirimin faydasını gördüğünde, endişelenmek yerine onun faydasının farkına varmaya başladı. .

3. Mükemmeliyetçilik ve aşırı konsantrasyon kısmen de olsa şu adımlarla ele alınabilir:

  • Ailen ile geçirdiğin zamanı ne kadar önemsediğini hatırlamak
  • Her projenin amaçlarını açıkça özetlemek ve onu haftalık olarak gözden geçirecek bir zaman çizelgesi belirlemek
  • Her güne somut hedefler ile başlamak
  • Her gün bir saatlik artış biçiminde ayarlanmış bir saat kullanmak, böylece günlük hedeflerin yolunda gidip gitmediğini düzenli olarak kontrol edebilir.

 

4. “Hesap verilebilirlik adına” her çalışma günü ile birlikte üç önceliğini danışmanına e-posta ile bildirdi.

Sue gibi, Bob da verimli bir şekilde çalışmak için kendi pratikleri hakkında çok şey öğrendi.

Peki ya siz?

Duygularınızın,  hedeflerinize ulaşma ve DEHB ile baş etme becerinizi hem pozitif hem de negatif biçimde nasıl etkilediğini farkında mısınız?

Size yardımcı olması ve engel oluşturmaması için duygularınızdan nasıl yararlanıyorsunuz?

Kaynak: http://marlacummins.com/managing-your-adhd-and-your-emotions/


Adnan Saygun Caddesi , Vişne Çıkmazı Sokak, Gündeş Sitesi Pelin Apt. B Blok, No:7 D:7 Kat:3, Ulus / Beşiktaş / İSTANBUL
+90 212 257 04 05   |   +90 543 224 57 25   |   iz@izlearningcenter.com